Kendimi yalnız hissediyorum,
ve yalnızım aslında..
insanlardan kopmuşum.
uzun zamandır böyle aslında..
seninle tanışmadan önce de böyleydim..
seninle her şey farklı olacak sanmıştım,
Ne kadar aptalmışım..
kendimi bir yalana inandırmıştım..
Geceleri serin eserken, penceremden yıldızları izliyorum, çok parlak görünüyorlar, eskiden daha çok parlak görünürlerdi, eskiden yıldızlara baktığımızda hep, keşke bize biraz daha yakın olsalar derdik..
böylece onlara dokunabilirdik..
Tuhaf bir rüya gördüm yine,
gece arabayla seyahat ediyordum,
kapkaranlıktı hava ama yıldızlar vardı,
Fazla parlak değillerdi, arabadan inip dilek diledim,
yüzünü bir kez daha görmek istedim,
son kez göreyim dedim.
Yüzünü pek hatırlayamıyordum..
o gece bir kez daha yüzünü gördüm,
bana ihanet eden yüzünü bir kez daha gördüm. ve yağmur yağmaya başladı,
yıldızlar kayboldu, ve senin yüzün de yok olup gitti. bana söylediğin yalanlar gibi,
akılda kalıcı olmasına rağmen.. kaybolup gitti. hava soğumuştu,
yağmur hızlanmıştı..
arabanın arka kapısını açtım ve arabaya bindim, kapıyı kapatıp, yolculuğun devam etmesi için arabayı süren kişiye seslendim ve müziği açıp, başımı cama yasladım, araba hızlanırken, bende müziğin içine dalıp gitmiştim,
son kez aklıma sen gelmiştin..
Ve rüyadan uyanmıştım,
ne hissedeceğimi bilmiyordum..
kafam çok karışmıştı..
Şans eseri hava kapalıydı ve soğuk esiyordu, aylardan Mayıstı..
Bir dönüm noktası mıydı?
yoksa çöküşümü hızlandıracak bir yılın başlangıcı mıydı?
Son.